Söz ve kavil, tohuma benzer. Onu zamanın bağrına, gelecekte, günün birinde filiz versin diye ekersin. Ancak tohum için, topak, su, güneş, ısı ve hava ne ise, söz ve kavil için de, çaba, sebat, arayış, gayret ve aşk odur.
Her şeyden önce de aşk... Damardır aşk, aşk ruhtur. Tohum damardan beslenir. Tohum toprağın derinliklerine kök salmayıncaya kadar, filiz verip yeryüzüne çıkabilir mi.?
Yüz, bedenin ruhudur. Yüzde gördüğunú, insanın ruhunda da görürsün. Yüz, fikir, duygu. Düşünmenin İşareti, beynin ve yürek atışlarının tanığıdır. Bütün bunları bir yüzde görmek ve okumak mümkün, bizim bir atasözümüz de "yüzüne bak, dostunu tanı" demiyor mu?