yazıyorum ve diyorum ki, gözlerim delikanlı için iyice iyice iyice açılabilir. ama ama ama ama içeri giremezsin içeri giremezsin. talihsizliğin çömeldiği talihsizliğin pusuya yattığı ve yiyip bitirdiği ve pusuya yattığı ve içini emdiği yere giremezsin.
onu her zaman görüyordum. o beni hiç görmedi. delikanlı vücudunun mevsimlerle hareket etmesine izin veriyordu. yüzü takvimden bir heykel gibiydi. o kadar hoş ve güzeldi ki. kalbim yerinden çıkacaktı.