Ben bunca zamanı, eskimiş, ama birbirine derinden bağlı iki sevgiliden biri gibi yaşamıştım, her zaman cesaretsiz, her zaman arkada kalan, her zaman edilgin olan taraf. Sanki çiftin biri döneceğim diyerek gitmiş de, diğeri onu bekliyormuş gibi.
Konuşacak sonsuz şeyin olduğu ve hiçbir şeyin olmadığı o nadir anlardan biriydi. (İyi ki nadir, sık olsa yürek dayanmaz.) Ne konuşsan fazla, ne anlatsan hiç.
Benim dengemi bozmayınız.
İyidir beraber olmamız.
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
Biliyorsun ben hangi şehirdeysem
yalnızlığın başkenti orası.
Hepimiz yaşadık, nedir ki zaman!
Bir kurban gibi yeniden başlamak gerekiyor işe.
Doğduğum çöller ardımdan gelecektir.
Eskiden sinirime dokunan alaycılığıyla beni irkilten haşinliği şimdi bana yalnızca nefis bir yemeğe çeşni katan baharat gibi geliyordu: Varlıkları çok belirgin olarak duyulmuyordu, ama ortadan kalksalar arkada bir yavanlık bırakırlardı.