Yaşantım ile fikrim (inancım) arasındaki mesafeyi katedememe korkusuyla yaşıyorum. Her günün sonunda önüme dağ gibi biriken şahsiyet yaratma yolundaki işlerim ve beni bu işlerden alıkoyan çevrem. 'Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği' zaman ve enerjimi dünya meşakatlerinden uzaklaştırıp yeni bir atılım yapmam gerekiyor. Her şeyden önce yapmacık insanlardan uzak yaşamalı, onların negatif iç karartan enerjilerinden kendimi muhafaza etmeliyim. İç dünyamı buna hazırladıktan sonra fiziki bir girişim için gereken tüm fırsatları işte o zaman değerlendirebilirim. Bir kereliğine mahsus çevreme söyleyeceğim sözleri özümsemeli ve o sözlerimin arkasında durabilme kararlığı gösterebilmeliyim. Zira yaratılmışları razı etmek için yaratılmadık. Bu doğrultuda dinleme ya da anlama gayretinde bulunmayan insanlarla da konuşmaya tenezzül etmeyeceğim. Peki ya alt perdeden mi yoksa üst perdeden mi konuşmalı?