Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilgeliğin lambasının gazı tükeniyor; şimdi tekrardan yağ ile doldurma zamanıdır. Gerçek zenginliğin evi yakıp yıkılıyor; şimdi yeniden inşa etme ve koruma vakti. Cehaletin hırsızları sizin huzurunuzun hazinesini çaldılar, şimdi onu geri alma zamanı!
Özgür olmak için doğmuştum oysa ben, hayat armağanından keyif almak için. Fakat kendimi, sırtında yüklü altınlardan ötürü beli koptu kopacak bir yaratık olarak buluverdim.
"Ben insan kalbiyim, maddenin tutsağı ve dünyevi yasaların kurbanıyım.
Tanrı'ya ait güzellik tarlasında, yaşam ırmağının kıyısında, insanların ortaya çıkardığı yasaların kafesinde tutsak oldum.
Bu güzel yaratılışın tam ortasında, ihmalkârlıktan ötürü öldüm, Tanrı'nın bahşettiği özgürlüğün tadını çıkarmaktan alıkondum.
İnsanoğlunun mefhumuna göre; içimdeki sevgiyi ve arzuyu uyandıran güzelliğe dair her şey birer kepazeliktir. İnsanoğlunun yargısına göre ise hasret duyduğum, iyiliğe dair ne varsa bir hiçten ibarettir.
Ben kayıp olan insan kalbiyim, insanların emirlerinin menfur zindanlarına hapsolmuş, dünyevi bir otoritenin zincirleriyle bağlanmış, dili düğümlenmiş ve gözleri kör edilmiş, gülmekte olan insanlık tarafından öldürülüp unutulmuş bir kalp."
Uyuklamakta olan doğaya şöyle bir baktım, derin bir düşünceyle sonsuz ve engin bir şeyin gerçekliğini keşfettim. Hiçbir gücün isteyemeyeceği, etkininin elde edemeyeceği, hiçbir zenginliğin satın alamayacağı bir şeyi. ...
Kuvveti sabırla bir araya getiren bir şey bu, zorluklara rağmen büyüyen, kış günü ısınan, baharda çiçek açan, yazın bir esinti uçuran, son baharda meyve veren bir şey: Aşk'ı buldum.