Hayatımın akışını tarif eden talihsiz kazalar, galiba yalnızca, olayları bana zarar verecek hâle sokmayı görev edinmiş, bilinçli bir düzeneğin varlığıyla açıklanabilir.
Sıkıntı dünyadan bıkmış olmaktır sahiden de, yaşadığını hissetmenin rahatsızlığı, yaşamış olmanın yorgunluğudur; sıkıntı gerçekten de her şeyin haddinden fazla anlamsız olduğunu temelde hissetmektir. Ama bütün bunların ötesinde, sıkıntı aynı zamanda var olan ya da olmayan başka dünyaların verdiği bıkkınlıktır; bir başkası olarak, bir başka şekilde, hatta başka ülkede bile olsa yaşamak zorunda olmanın rahatsızlığıdır; sadece dünün ve bugünün değil, ayrıca yarının ve eğer varsa ya da hiçlik sonsuzluk ise hiçliğin verdiği yorgunluktur.
Hiç sahip olmadıklarıma ve asla olamayacaklarıma doydum artık, var olmayan tanrılardan bitkin düştüm. Hiç girmediğim bütün savaşların yaraları var üzerimde. Sarf etmeyi hayal bile edemediğim çabalar, etimi bitap bıraktı.