Geçen sene bugün yeni yıl dileklerimi yazmıştım buraya. Nasılsa kimse beni tanımıyor rahatlığıyla yine yazıyorum. Hiçbir şey dilemek istemiyorum. Bu yıl hiç beklemediğim biri hiç beklemediğim acıyı yaşattı bana. Hangilerini hak ediyordum yaptıklarından? Belirsizliklerinden ve yaşattığın ihanetten geriye bana kalan sadece acı oldu. Güzel anılarımız varken ben seni berbat şekilde hatırlamaya mahkum oldum. Seni suçlamaktan alamıyorum kendimi. Yapmamalıydın. Henüz bana tam ulaşamamış olmana rağmen buna cesaret edebilmene şaşıyorum. Beni kaybetmeyi göze alabilmene şaşıyorum. Benim için o kadar çabalayan sen nasıl yaptın bunu? Uzaktaki biri için ne kadar çabalanırsa o kadar çabaladım senle. İsteklerine ve yaşamına saygı duydum. Beni ittiğin hayatından doğum gününü bile kutlayamadım. Senin yüzünden yanında olamadım. Yaşanabilecek tüm güzel şeyleri yaktın. O kadar çok güveniyordum ki sana. Herkes ihanet ederdi ama sen asla yapmazdın gözümde. O kadar karakterliydin gözümde. O kadar sağlamdı güvenim. Güvenim yerle bir oldu. Neye uğradığımı şaşırdım. Kalbim, duygularım, güvenim, seninle ilgili tüm düşüncelerim, hayallerim ve ruhum paramparça oldu. Hayat beni beklemiyor. Günler geçiyor. Gülüyorum, anlık mutlu hissiyatlar yaşıyorum. Hangileri gerçek ki? Yalnız başıma kalınca ne huzurum ne mutluluğum hiçbir şeyim yok. Sadece kalp kırıklığım var. Ağlamalar var. Tabii sen çok mutlusundur hayatına aldıklarınla. Umrunda bile değildir yaşattıkların. Eğleniyorsundur, gülüyorsundur, huzurlusundur ve tabii hayat sana güzeldir. Yarattığın enkaz sana iyi gelmiştir. Bıraktığın boşlukla nasıl mücadele edilir bilmiyorum ama edicem. Sen beni nasıl sildiysen ben de sileceğim. Kitap bile okuyamıyorum. O kadar hevesim yok ki yaşamaya. Ne yapılır bu duygularla bilmiyorum. Bir de üstüne hayatıma