“Sen olmasan, ölürdüm” demiştim sana bir mektubumda. Sanırım biz birbirimize rastlamadan önce yaşamıyormuşuz. Yaşamın içerisinde kifayetsiz bir şekilde var oluyormuşuz sadece.
“Göreceksiniz demişti, “en geç on yıl içinde, yeni yetişenler, insanlığın ulaştığı araştırma ve düşünme düzeyinin gerisinde kalacaklar. Matbaadan önceki kitapsız dünyanın söylenti ve dedikodu özellikleri geri dönecek.”
“İstersen yaparsın! Sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. İstemek kavramı, dilemekten ve hayallere dalmaktan farklı bir şeydi. Bedelini göze almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi.”