Tess “Leydiler ve lordlar" olarak bilinen çiçeklerden topluyordu.
“Niçin böyle kederlendin, Tess?” diye sordu.
“Yalnızca... önemli değil, kendimle ilgili bir şey,” dedi Tess bir yandan leydi çiçeğinin yapraklarını düzensizce koparırken, kederli bir gülümsemeyle: “ Hayatım, fırsat bulamadığım için ziyan olmuş gibi! Sizin neler bildiğinizi, okuduğunuzu, gördüğünüzü, düşündüğünüzü gördükçe bir hiç olduğumu anlıyorum! Kutsal kitapla yaşayan Saba Melikesi gibiyim; içim de ruh yok !”
“Ah Tanrım, kendini üzmene gerek yok!” dedi Clare heyecanla. “Olur da tarih ya da başka bir konuda bir şeyler öğrenmek istersen, sana yardım etmekten kıvanç duyarım.”
"Yine leydi,” diyerek elindeki çiçeği Clare’e uzattı Tess, ‘leydiler, lordlardan epey fazla.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Angel Clarke : ... Korkuyormusun, Tess?
Tess: Ah , hayır, ben dışarıdaki varlıklardan, tabiattan korkmam;
hele ki elma çiçeklerinin döküldüğü, her şeyin yemyeşil olduğu bir zamanda.
A: Ama evdeyken korktuğun oluyor, değil mi?
T: Şey... Evet, efendim.
A: Mesela nelerden korkuyorsun?
T: Söyleyemem.
A: Sütün ekşimesinden mi?
T: Hayır.
A: Hayattan?
T: Evet.
A: Ah,hayattan ben de korkuyorum. Hem de sık-sık. Şu yaşam denilen şey, hayat derdi hayli ciddi bir mesele, değil mi?