"Hiç iyi yapmadın, hiç!"
"İyi ya da kötü, yaptım işte... Bir şair, üzerine düşen işi yapmalı."
"Bir şair ha! Yalnız bir şair misin sen? Bir öğretmen... Sonra bir baba... Bir koca... Bir... En önemli yanı bir hasta..."
"En önemli yanı bir şair!"
"Çok mu önemli görüyorsun şairliği?"
Öyle bir his ki bu, ne ufak bir umut kırıntısı bırakıyor insanın içinde ne de biraz olsun güven. Babam beni kucaklayıp ta en yukarılara fırlattığında hep gülermişim biliyor musunuz? O kadar eminmişim ki beni tekrar tutacağından, düşmeme asla izin vermeyeceğinden, havadan yere pike yaparken endişenin e’si bile uğramazmış gözlerime. Şimdi ise çay istediğim garsona bile güvenemiyorum ya çaktırmadan içine tükürüyorsa diye.