Lectore

Abdurrahman bin Mehdî anlatıyor: "Bir gün biz İmam Mâlik bin Enes'in yanındayken ona bir adam geldi ve dedi ki: "Ey Ebu Abdillah! 6 aylık bir yoldan geliyorum. Belde ahalim bir meseleyi sormak için beni sana gönderdi." İmam: "Buyur, sor." dedi. Adam sorusunu sordu. Mâlik ona "Bilmiyorum." dedi. Adam her şeyi bileceğini zannettiği bir alimden böyle cevap alınca şaşırdı. "Peki ben şimdi beldeme döndüğüm zaman onlara ne diyeceğim?!" deyince, İmam: "Onlara, Mâlik bu meseleyi bilmiyormuş dersin." dedi." [Câmiu Beyani'l-ilmi ve Fadlihi, 2/117]
Tarih
Reklam
Nasıl olurmuş göze almak Gözlerden ötesini
Edebiyat
İzlediğim belgeselde, küçük kız çöl hayatından bunalmış "İleride evlenip burdan gitmek istiyorum, musluktan su akan bir yere gitmek istiyorum" diyordu. Ben de gitmek istiyordum çoçukluğumda tulumbadan su çektiğim yerlere. İnsan nerde olursa olsun gitmek istiyor. İlk çağlarda, kabilesinden başka yerin yaşanılacak olduğunu bilmeyen çoçuklar değiliz artık. Muhayyilemiz, kabileye gelen ilk yabancı sayesinde genişledi. Sadece yeni hikayeleri dinlemedik onlardan, yeni yerleri de keşfettik. Artık sahip olduklarımızdan daha fazlasına kayıyordu gözlerimiz.
Edebiyat
İbn Haldun anne-babasını ve hocalarının büyük bir kısmını veba salgınında; eşi, çocukları ve kitaplarını ise bir gemi kazasında kaybetti.
Edebiyat
'' o kadar ışık bu şehirde ama hiçbiri gözümü aydınlatmıyor. bu kadar göz bu şehirde ama hiçbiri gönlümü ısıtmıyor. burda herkes canlı kalmak için koşuyor, hiç kimse yaşamak için koşmuyor. bu şehrin hepsi yeryüzü olmuş, artık göğü yok bu şehrin. benim gönlüm gökyüzü istiyor.'' youtu.be/JaB3vOzTq_M
Sinema