Lectore

10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Kuran ve Tarihsellik - Mustafa Öztürk Yaşadığımız zaman ve mekan aralığında Müslümanca tavır geliştirme refleksinin zayıflamasına ve dini düşüncenin olguyu hep geriden takip etmesine neden olan salt bakış açısının, din referanslı yüksek gerilimlerinden etkilenmekteyiz. İçinde yaşadığımız dünyanın tabiatına şekil veren moderniteden kaçış yoktur. Bu çağda İslam aleminin karşılaştığı sorun, modern olup olmama konusundan öte modern durum içinde müslüman kalmanın yolunu arayıp bulma meselesidir.Gündelik hayatta İslamın kodlarını yerleştirmeye yardımcı olmaktır. Mustafa Öztürk, Kuranı kendi kıssası ve hikayesinden bağımsızlaştırmadan her türlü istismara karşı çıkarak tarihselci perspektifle hareket ediyor. Kuranla epistemolojik bir bağ değil, ontolojik bağ kurma çabasında olan tarihselciliği anlatıyor .İlk olarak tarihselliğin karşıtı evrensellik değil tarih üstücülüktür. Bütün tarihin üzerinde bir göz olarak ortaya çıkmış ve tüm şartlanmışlıkları aşarak bir süper optik olma iddiasını taşıyor.. Bundaki hedefi de Kuranı rasyonalize etmede anakronizme düşmemek. Mustafa hoca, günümüzün İslamcı, milliyetçilik kodlarıyla harmanlanmış muhafazakarlığın baharında olan Türkiyeden 7.yy'lın Arabistan coğrafyasına götürüyor. Bunu yaparken salağa anlatır gibi üstüne basa basa anlatıyor. Arap coğrafyası kendi uluslararası hukuk anlayışına sahip bir yer. Bu konumda Araplar peygamber rehberliğinde tecrübe ettikleri pratik hayattan hasıl olan dinamik bir gelenek içinde ve özgüvenle çözüm aramış.Nitekim ilk muhatap olarak kuran - sünnet birlikteliğinde Kuranı anlıyorlardı;özne- nesne birlikteliği halinde değillerdi. Kuran tikel sorunlarla ilgili çözümler göstererek onlara islamın şuurunu kazandırmıştır. Hz Ömer'in ganimetleri Hz Ebubekir ve Hz Muhammed' ten farklı bir şekilde taksim
Din
Kur'an ve Tarihsellik ÜzerineMustafa Öztürk · Ankara Okulu · 201875 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
Hadis Kültür Araştırmaları - Ignaz Goldziher Bu eser şarkiyatçı Goldziher'in eskiden yeniye doğru sıralanan yazılarından oluşuyor.Dolayısıyla bu makaleleri ve diğer çalışmaları da göz önüne alındığında onun hadis /sünnet ilmi hakkındaki genel düşünceleri değişime uğradığı görülüyor . Bir gayri Müslim olarak Ignaz Goldziher sahip olduğu Batılı paradigmayla hadis tarihini tenkit metoduyla ele almış ve değişik çalışmalarıyla ortaya koymuş. İslamın zaman içerisinde iç ve dış dinamikleri tesiriyle oluşmuş bir dün olarak gördüğünden, hadislerin de aynı etkiyle şekillendiğini kabul etmektedir. Bilhassa ilk makalesinde müslüman olmayışı itibariyle çok katı eleştiriler yaptığını görmekteyiz "Her fırka kendi görüşünü, peygambere söyletmektedir" "İslam sistemi içerisine sokulmak istenen her türlü bilgi hadis formuna sokulmuştur" İkinci makalesinde ise bu tavrı benzer şiddette devam etse de üçüncü ve dördüncü yazıları tavrında tamamen bir değişim göstermektedir. Her ne var ki bu eser içerdiği terimler ve konular itibariyle hadis literatürü alanında okuma yapmış tarihi ve usulü bilenlere hitap ediyor.Dolayısıyla herkesin okumasını tavsiye etmek doğru olmayacaktır. Benim okuma sebebim /niyetim ise sahip olduğumuz ve sahip olmaktan neredeyse utanacak hale geldiğimiz Hadis disiplinin Batı'daki karşılığını görebilmekti. Nitekim eser içerisinde apokrif İncile ve mesoretik metinlere, talmud gibi konulara değinerek anlatımlar ve tasvirler çiziyordu. Ben de o tasvirler içerisinde kayboluyordum. Benim nazarımda okunmaya ve tefekkür edilmeye müsait bir eserdir.
Hadis Kültürü AraştırmalarıIgnace Goldziher · Otto Yayınları · 202013 okunma
Selam
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
İslamda Devlet İdaresi - Muhammed Hamidullah Hayatı bir serüven, aksiyonlar içinde geçmiş olan bir hukukçu aynı zamanda İslami düşünce ve siyere olan ilgisiyle bilinir. Fransız şarkiyatçısı M. Gaudefroy-Demombynes’in yanında bazı çalışmalar yapmıştır. Bu eseri için aslında daha fazla süre çalışarak meydana getirmek istediğini ancak ömrün bir gün biteceği endişesiyle telif etmeye karar veriyor. Nitekim Allah, başladığımız işleri tamamlamıza yardım eder. Eserinde temel konu İslam ve hukukundan oluşuyor. Bu ana konuyu tarihsel bağlamında zaman ve mekanı göz önüne alarak yazıyor. Uluslararası hukuk, antik Yunan ve Roma medeniyetlerinin hukukunu anlatarak tasvirler kurmamıza yardımcı oluyor. Bilhassa İslam tarihini de, kabile - ganimet - akide üzerinden temellendirerek aktarıyor. Bunu Cabiri de Siyasal Arap Aklında ana başlıklar halinde kullanıyordu . İslamda Devlet İdaresi iki ayrı bölümde ele alınıyor Savaş ve Barış. Her iki durumun toplumda meydana getirdiği sorunların sebebini araştırmak ve çözüm üretmek aynı şekilde olması adaletsizliğe neden olacağı için toplumda yönetimin ve davaların sonuçları da ayrılıyor. Bunun yanı sıra içerdiği konular arasında düşman gemisini zaptetmek, deniz savaşları, Kölelik, evlilik, miras konuları önemi itibariyle iyi bir şekilde ele alınmış. İlahiyat öğrencisi olduğum için severek bazen de sıkılarak okudum. Bibliyografide de Hurgronje 'i görünce heyecanlandım. Netice itibariyle muhayyileme kattığı bilgiler düşünce gücümü tasvir yeteneğimi olumlu bir şekilde etkiledi.Bilhassa kölelik konusunda Hz Ali'nin köleliğe karşı çıkarak yaşanan cemel olayı sonrasında haykırdığı "Hz Aişe, müminlerin annesi ve peygamberin eşini kim almak ister" diyerek esirlerin köle edilemeyeceğini Müslümanların anlamasını sağlayışı. Hz Ömer'in Yahudi bir
Tarih
İslam'da Devlet İdaresiMuhammed Hamidullah · Beyan Yayınları · 201924 okunma