Devrim için her zaman ölecekler bulunur. Gider gider nice koçyiğitler gider, senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir. Ey mavi gök! ey yağız yer bilesin ki; yüreğimiz kabına sığmamakta, örsle çekiç arasında yoğrulduk, hıncımız derya gibi kabarmakta.
İbrahim Kaypakkaya
Denildi ki, o serbest kalışının elli üçüncü yılında. Gökyüzü'nün savaş çağrısına bir kez daha uymak, yaşam nizamına ve bunu böyle buyuran tanrılara meydan okumak üzere, altın buluttan geri dönmüştü.
Gözbebeklerimize astık resmini, o coşkulu meydanlardan tek tek toplayıp mücevher kutumuza koyduk söylevlerini. Seslerimiz yeniden kuşattığında şehirleri söylevlerini çıkarıp yüreklerimizin mücevher kutusundan şiirlerle, öykülerle meydanlara dökeceğiz. Ve onun sessizce gömüldüğü o şehri güllerle, çelenklerle cennet bahçesine çevireceğiz...