Yükselen bir sınıfla henüz tüm gücünü yitirmemiş fakat çökmekte olan bir sınıf arasında mücadele en yüksek düzeye çıktığında, liderliğin müdahalesiyle dengenin sürekli ve kesin olarak değişebildiği tarihi bir gerçektir.
Lider, yalnızca tarihsel bir gereksinmenin ya da zorunluluğun aracıdır ve zorunluluk gerektiğinde kendi aracını yaratır. Bu bakımdan yeri doldurulamayacak büyük adam yoktur. Herhangi tarihsel bir eğilim, eğer yeterince derin ve genişse, anlatımını yalnız bir tek adamda değil, belirli bir insan grubunda bulur.
Modern kapitalizmin ayakta kalmasının nedeni sömürgelerden elde edilen aşırı kârlardı. Batı bu aşırı kârdan yoksun kalmadıkça Avrupa işçi sınfının kapitalist düzeni yıkması mümkün olmayacaktır.
Son derece ezilmiş bir milliyetin üzerinde milli bilincin doğmaya başlaması, o ulusun sadece politik emperyalizme karşı değil aynı zamanda kültürel emperyalizme de karşı kurtuluş bayrağını dalgalandırmaya başlaması, o ulusun kendi insanlik onurunun bilincine varma yolunda attığı önemli bir ilk adımdır ve bu insanlık icin muazzam bir gelişme anlamına gelir.
Bir harekete halk hareketi olma niteliğini kazandıran, halkın (emekçi kitlenin), kendi kaderini tayin etmedeki bilinç ve kararlılığıdır, tarihin öznesi olmada ulaştığı seyivedir. Eğer siyasi harekete yön veren temel güç halk kitlelerinin siyasi tercihleriyse ve hareket kitlelerin yaşam koşullarını iyileştirici bir öz ve mesaj taşıyorsa, o zaman gercekten bir halk hareketinden sözedilebilir.