Gerçek bir hayat hikayesi olarak değil, gülüp geçtiğin basit romanlar gibi oku beni.
Bir iz kalsın ardımda, ama okunduğu anda unutulacak bir iz.
Unutulmayacak bir iz bırakan adamlardan değilim.
İyi beslenen, geleceği parlak çocuklarımın ve sevmek nedir bilmediği için beni tüm kalbiyle sevdiğini sanan küçük kalpli karımın dolaştığı, geçmişi silinmiş yeni hayatımın parlak, gösterişli eşyasıyla döşemeli evimin duvarları hayatımı daralttığı için pişmansam da; faydası yok; ellerimle koyduğum bu güçlü sınırları artık aşamam.
Eriyorum, çürüyorum, hayatım bataklık gibi, dibe çekiyor beni desem sana, o manasız soruyu bile sormazsın: Neden? Hemen teşhisini koyarsın: Rahat batıyor sana.