Dünya, (Rönesansçı terimlerle yeniden oluşturulan) türümcü felsefenin, yüklemler ve paralellik teorisinin güçten düştüğü ya da negatif düşüncenin baskısı altında etkisini kaybettiği oranda, maddi diriliğiyle yeniden ortaya çıkarken, toplum da kolektif boyutuyla yeniden belirir. Materyalizm ve kolektivizm kurucu düşüncenin temel öğeleridir.
Narkissos, susuzluğunu gidermek için pınara eğildi: Onun imgesi artık "öteki" değildi; onu soğuran, baştan çıkaran kendi yüzeyiydi; öyle ki, ötesine geçmeden ona yaklaşamıyordu, çünkü artık ne ötesi vardı ne de onunla yüzey arasında bir yansıma mesafesi. Suyun aynası, yansıtan bir yüzey değil sağuran bir yüzeydi.
Mitolojide ve sanatta baştan çıkarmaya dair bütün büyük fıgürler şarkıyla, yoklukla, bakışla ya da yapmacıklıkla, güzellikle ya da canavarlıkla, parıltıyla, aynı zamanda da başarısızlıkla ve ölümle, maskeyle ya da delilikle birlikte yer alırlar; Narkissos figürü ise, eşsiz gücüyle hepsinden ayrılır.
Biz, sözcükler rüzgârının
Geriye sürdüğü ses.
Biz, onların kasırgasının
Yırttığı yapıt.
Çünkü sana doğru geliyorsam, sen ki konuştun, Yıkıntı parçaları, akışlar,
Yankılar, oda boş.
“Bir başkası” mı, beni yanıtlayan çağrı,
Ya da ben miyim yine?
Ve tonozu altında yankının, çoğalmış,
Onun oklarının birinden
Başka bir şey değil miyim,
Şeylere karşı atılmış?