İki yol açılıyor önünde, iki ses çağırıyor seni. İlki seni dışarıya, oynamaya davet ediyor: projeler, işler,yolculuklar,keşifler,buluşmalar, konuşmalar...
Yapılacak çok şey, ulaşılacak çok yer var. Bu sesi takip edersen seni hep meşgul eder.
Meşgul olmanın rahatlatıcı bir yönü var; çünkü o zaman ikinci çağrıyı duymazlıktan gelebilirsin.
İkinci çağrı seni, içindeki derinliklere davet ediyor.
Bu yolculuk sessizlikle başlar, durmakla ve dinlemekle başlar. Bu yolda, her nefes bir adım sayılır; ilerlemenin yolu vazgeçmekten geçer.
Bu yola amaçsız, beklentisiz çıkılır ve asla varmamak üzere...
Hepimiz aynı anda bu iki yolculuğa davetliyiz. İçerinin ne kadar derinine dalarsan, dışarıya da o kadar güçlü çıkarsın.
Yollardan biri, diğerini dengeler; birine giderken ötekinin özlemi dürter.