Hatıralarını anlatmaya ara verdi çünkü onlar gün yüzüne çıkmışlardı. Çoktan unuttukları, ruhunun derinliklerinde tozlanmış ve üstü örtülmüş ne varsa tekrar parlamıştı.
Ancak o ruhundaki tüm bu sırları, sadece bakışlarıyla, sükunetiyle, huzursuz mimiklerle ve ettiği imalarla ortaya döküyordu çünkü içindeki duyguların aydınlığa akın etmek istediğini ve kendilerini en net, en taşkın sözcüklerle ifade etmek istediklerini fark ettiğinde, gizli gücünü tıpkı karanlık, görünmeyen bir el gibi toplayıp dudaklarından dökülecek sözleri susuyordu.