"Mr. Higginbotham’ın sesi yükselmeye, öfkesi kabarmaya başladı. Bütün gün boyunca markette gerçek kişiliğini gizleyip dikkat çekmemeye çalışıyor, kendi olma ayrıcalığını akşamları ailesiyle birlikte geçirdiği vakitler için saklıyordu."
"Hep dinsiz biri olmuş, göklerden medet umanlara ve ruhun ölümsüzlüğüne inananlara iyi niyetle dudak büküp onlarla dalga geçmişti. Bu dünyadan öte bir hayat olmadığı kanaatine varmıştı; her şey şimdi ve buradaydı, sonrası ise ebedî bir karanlıktı. Fakat o kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu – asla yok olup gitmeyecek, ölümsüz bir ruh."