Ah, Lord Henry, keşke bana yeni baştan genç olmanın yolunu gösterebilseniz!
Lord Henry bir an düşündü. Sonra karşısındaki kadına bakarak, “eski günlerinizde yaptığınız büyük bir hata anımsayabiliyor musunuz, düşes?” Diye sordu.
“Korkarım pek çok!”
Lord Henry, “öyleyse bunları yeniden yapın”.
Sözcükler! Basit, sıradan sözcükler! Nasılda korkunçtular! Nasıl duru, canlı ve acımasız! İnsan onlardan kaçamıyordu. Gene de nasıl elle tutulmaz bir büyüleri vardı! Maddesiz şeylere esnek bir form verme yeteneğine sahiptiler sanki, sanki kendilerine özgü bir müzikleri vardı, viyola gibi , flüt gibi tatlı. Gündelik sözler ha! Sözden daha gerçek bir şey var mıydı?