Günaydın
Bahaneyi bırakmalı insanlar... Çünkü mesafeler dokunmaya engeldir ; Sevmeye değil... Leo Buscaglia
Alıntı
''İntikam iyi bir şey değil Mathilda, unutmak daha iyi. Birini öldürdükten sonra hiçbir şey aynı kalmaz. Hayatın ebediyen değişir.'' Leon: The Professional (1994)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
zamanla ...
Zamanla, Geçer, her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidir Zamanla Geçer, her şey geçip gider, zamanla, Taptığımız öteki, yağmur altında aradığımız Bir bakışının etrafında köle olduğumuz öteki Arasında satırların , kelimelerin Ve altında, bu gece çekip gidecek boyalı bir yeminin Her şey görünmez olur, zamanla Zamanla Geçer, her şey geçip gider zamanla En güzel anılar gibi, dilinden düşmeyenlerden birisidir Galeri Farfouille’de ,ölüler kısmında Cumartesi gecesi şefkat alıp başını yapayalnız gittiğinde Zamanla Geçer, her şey geçip gider zamanla Bir rom için, bir hiç için inandığımız öteki Rüzgar ve mücevherler verdiğimiz öteki Birkaç aşağılık şey uğruna ruhunu satan için Neyin karşısında çabalıyorduk, çabalayan köpekler gibi Geçer, her şey iyi olur zamanla Zamanla Geçer, her şey geçip gider zamanla
"Peu de Chose"(Küçük Bir Sey)
La vie est brève Un peu de rêve Un peu d'amour Et puis bonjour 🆚 La vie est vaine Un peu de peine Un peu d'espoir Et puis bonsoir ————————————————————- Türkçesi: “(Hayat kısa) (Biraz rüya) (Biraz aşk) (Ve sonra merhaba)" 🆚 “(Hayat boş) (Biraz acı) (Biraz umut) (Ve sonra hoşçakal)" -Léon Montenaeken, Küçük Bir Şey "Salih, bunları ezberle. Ve sen hayatı nasıl anladıysan, ona göre bunlardan birini benimse." Biri hayatın kısalığını ve tatlılığını, diğeri ise boşluğunu ve hüznünü vurgular. - Mustafa Kemal Atatürk
Yıkılupdur bu cihân sanma ki bizde düzele Devleti çarh-i denî virdi kamu mübtezele Şimdi erbâb-ı sa‘âdetde gezen hep hazele İşimüz kaldı heman merhamet-i Lem-yezel’e
Kendi kalemimden
Nûr-u Ahmed'îm Sînemde bir nur-ı evvel gizlidir; Kandîl-î ruhum onun cemâliyle yanar. Ben o levh-i münevveri okumam, Zira aşk-ı Mustafa kelâmdan müstağnîdir. Bir name-i rahmet dokunur derûnuma, Ne ses ister, ne izhar-ı san. Ben o nefesle dirilirim, Alem susar, kalbim 'Habib' der. Bir seyr-i sidre olur içimde, Akıl acze düşer, gönül semâ eder. Ben nûr-u Ahmedî'yi görmem, Lakin görmeyenin kalbi nasıl yanmaz? Hâli ketm olunur mu bu muhabbetin? Vecd perdesi titrer, Yürek bir niyaz taşır: Ne şikayet, ne pazar. Ya Resûl, Ben seni sükûtla severim; Çünkü söz, makamına yetmez. Adın, gönülde bir zikir; Ruhta bir sekinet-i lem'a. Ve ben bilirim: Kader bir defter yazmış,