Birbirine eğilimi olan iki genç, birbirinin ahlakını, edebini, kabiliyetini mümkün değil gereğiyle takdir edemezler. Bunları iki ailenin büyükleri takdir ederler.
Başlarına çöken heves belasını aşk sanarak birçok delilik yapan ne kadar zavallı gençler vardır. O yanılgı, onları ana babalarını kırmak, baba ocağından firar ile ailesini terk etmek derecelerine kadar götürür.
Mezopotamya medeniyetinin en eski halklarından biri olan Sümerler'de ise insanoğlunun yaratılışı şöyle anlatılmaktadır: Tanrılar ve özellikle Tanrıçaların her geçen gün işleri çoğalınca, yiyeceklerini hazırlayamaz hale geldiler ve bu soruna bir çözüm bulması için bütün Tanrıları var eden Deniz Tanrıçası Nammu'ya yalvardılar. Nammu da bu göreve Bilgelik Tanrısı'na her havale ederek, bilgeliğini ve marifetini göstermesini istedi. Bilgelik Tanrısı yumuşak kilden şekiller yaptı ve tanrıçaya şöyle seslendi:
"Ey annem! Adını vereceğin yaratık oldu,
Onun üzerine Tanrıların görüntüsünü koy.
Dipsiz suyun çamurunu karıştır,
Kol ve bacakları meydana getir.
Ey annem! Yeni doğanın kaderini söyle!
İşte o bir insan!"
Sayfa 23 - Eskiçağ Kaynaklarına Göre Evrenin ve İnsanoğlunun Yaratılışı·Kitabı okuyor
Görülüyor ki, hem Sümer mitolojisinde hem de Tevrat ve Kur'an-ı Kerim'de insanın çamurdan yaratıldığı belirtilmektedir. Fakat bu üç kaynaktan yalnızca Sümer mitolojisi insanın yaratılma nedenini ayrıntılı olarak açıklamış diğer iki kaynak bu konuyu yüzeysel olarak geçmiştir.