İnsan susarken bile “susuyorum” diye bağırma gereksinimi duyan bir varlık. Bu, yarasını gösterme tabiatına haiz olmasından kaynaklanıyor. Çağ ve sosyal mecralar da kişideki sergileme eğilimini ziyadeleştiriyor. Oysa kişi yarayı göstermenin onu hafifletmediğini biliyor.
Cüneyd Bağdadi: “düşünceler kelimelere dönüşür; kelimelerden fikirlere, fikirlerden fiillere, fiillerden alışkanlıklara, oradan da karaktere gidilir. Karakterinize dikkat edin, alınyazınıza dönüşürler. (Taşkın Tuna, Şule, Bir Elma İki Ayna, s. 53)”
Kişinin, ahiret hayatının daha hayırlı ve ebedî/kalıcı olduğunu bilmesine, buna iman etmesine ve bunu tasdik etmesine/doğrulamasına bağlı bulunmaktadır. İşte namaz, bunun için bir vesile ve araçtır.
O an kıldığın namazın her şeyden önemli olduğu idraki