Erkeklere yakın davrandığında aldığı tepkiler ve hayatının her döneminde ona yaklaşmaya çalışan bir karşı cinsin olması onun “gizli bir özgüvene” sahip olmasına neden olmuştu. Bu özgüven, kadınların şefkatini, merhametini ve alçakgönüllülüğünü alıp bir sandığa hapsediyordu. Sandığın açılması onlar için çok tehlikeliydi zira böyle bir durumda içerideki her şey etrafa saçılacak ve acıma duygusundan yoksun bir hâle gelmiş kadınlar, diğerlerinden farklı olmadıklarını anlayacaktı. İşin en çelişkili tarafıysa, bu sandığı erkeklerin koruyor olmasıydı.
"Aşık olduğunuz insan aslında rüyalarınızın erkeği ya da kadınıdır; daha tanışmadan önce onu hayal etmişsinizdir.(...) O kişiyi o denli net bir biçimde ayırt edebilmenizin sebebi onu bir anlamda zaten tanıyor olmanızdır; onu bunca zamandır beklemiş olduğunuz için ezelden beri tanıyormuşsunuz gibi gelir."
"Bazen -belki de çoğunlukla- deneyimlediklerimizden ziyade deneyimlemediklerimiz hakkında daha fazla şey bildiğimizi düşünürüz; deneyim yaşamama tecrübesine taktığımız ad 'hüsran'dır."