Naz

Naz
𝘭𝘪𝘯𝘨𝘶𝘪𝘴𝘵.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Stefan Zweig’ın kalemini çok severim ve bu kitabı da favorilerim arasına girdi. Açıkçası, kitabın ismi beni kendisine çekmedi ilk başlarda çünkü “Korku, ana duygulardan birisi işte, ne olabilir ki, nasıl olur da korku gibi bir duyguyu bana geçirebilir? Üstelik bu kadar ince bir kitap ile!” diye düşünüp, okumayı bile ertelediğim oldu. Tüm okuyucularının bildiği gibi Zweig, kadının zihnine dayalı hikayeler yazmaktan hoşlanır ve bu da bir diğeri. Şaşırtıcı bir şekilde dünyayı farklı kadınlardan, farklı yaşamlardan ve farklı korkulardan tanımlamada her zaman iyidir. Bu hikayede gerginliği, korkuyu, tutkuyu, stresi ve tansiyonunu hissedebilirsiniz. Hikayedeki kadın karakter bir eş, anne, heyecan arayan bir kadındı. Aradığı heyecanı bulduğunda hayal ettiği kadar iyi değildi. Bir sürü sır ve “kilitli olmayan” kapılar onu bekliyordu. Sayfaları hızlıca okuyup, diğer bir sayfaya geçtiğimde neler olacağını daha çok merak etmeye başlamıştım. Kitap okurken böylesi duygulara kapılmayı seviyorum ve bu hissi bana yaşattı gerçekten. Son olarak, kitabın sonundaki erkek karakterin kadın karaktere yaptığı konuşma beni tatmin etmedi. Açıkçası daha farklı bir şey bekliyordum içten içe. Ama yine de yeterli düzeyde şaşırtmaya yetti.
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2018 15:04
Haruki Murakami ile tanışma kitabım. Bir günde bitirdim diyebilirim. Çevirisi Pınar Polat'a ait, bendeki 4. baskısı. Anlatım oldukça güzel, sade ve akıcı. Kitap size hiçbir ağırlık yüklemiyor. Ana karakter Hacime'nin depresif duyguları, kararsızlıkları kitabın sonlarına doğru içimi kararttı ve içimden ona kızmaya başlamıştım. Bir sure sonra siz de kendinizi olayların ortasında buluyor, sanki yaşıyorsunuz. Kendimi Hacime'nin bir arkadaşı olarak gördüm ve sanki karşıma oturmuş bana bunları anlatıyor gibiydi. Yalnız kendinizi Hacime'ye çok fazla bağlayıp, arkadaşınız olarak görmeyin çünkü Murakami'nin romanlarının en büyük özelliği birden pat diye bitip, sizi düşünmeye itmesiymiş. Sonrasında olanları siz kendi kafanızda nasıl kurguluyorsanız o sekilde bitiriyorsunuz aslında romanı. Bunu çoğu kişi beğenmese de benim hoşuma gitti. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,4bin okunma
Puan vermedi·420 syf.··
Beğendi
·
2018 16. kitabı
Kitabı liseye giderken, henüz ortada filmi yokken okumuştum. Filminden daha güzel, daha sürükleyici ve fantastikti. Oldukça güzel çevirmiş bence Türkçe'ye Pegasus Yayınevi. Roman, birinci ağızdan anlatılıyor. Duygu yoğunluğunun ve hayatta kalma çabasının insana neler yaptırabileceğini göreceksiniz kitapta. Arkadaşlık, hayal kırıklığı, aç gözlülük ve sevginin gücü kan ve ölüm ile sunulacak sizlere. Alınan bir can yüzünden akan göz yaşlarına şahit olup, alınan başka bir can adına sevineceksiniz.
Edebiyat
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Dex Kitap · 202433,4bin okunma
10/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2018 17. kitabı
Seneler önce babamın tavsiyesiyle okuduğum; dörtte üç kurt, dörtte bir köpek genleri taşıyan bir hayvanın vahşi doğa ile olan içgüdüsel bağlarına karşın nasıl evcilleştirildiğini konu eden, Kanada’daki Yukon bölgesinde başlayıp San Francisco’da neticelenen bir romandır. Yüzeysel metin her ne kadar sevgi, bağlılık temaları ile yüklü olsa da metnin derinlerinde London pek çok konuya gönderme yapmaktadır. Jack London’ın siyasi ve ideolojik görüşlerini göz önünde bulundurursak metinde Sosyalizme ciddi göndermeler vardır.Söz konusu göndermeler eserin ortaya çıkış zamanında yaşanmakta olan siyasi çalkantıların doğal bir sonucudur da diyebiliriz. Sosyalizmin dışında doğaya yabancılaştırma (içinde baskın olarak kurt genleri taşıyan bir hayvanın doğasından koparılarak hiç de ait olmadığı bir hayatı yaşamak zorunda bırakılması) da olduğunu görebiliriz. Otobiyografik bir alegori olduğunu savunan bazı yazarlar vardır, bunun sebebi Jack London'ın Herbert Spencer, Karl Marx ve Friedrich Nietzsche’den etkilenmesidir.Toplamda dokuz farklı yayınevi çevirmiştir London'ın kitabını. Yayımlandığı zamanlarda çok ses getirmiş hatta siyasi olaylar sebebiyle basımı durdurulduğu söylentileri de vardır. Güzel ve alt başlıkları çok olan bir eser. Okuyun, okutturun.
Edebiyat
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,4bin okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
Gökçe Fırat’tan her zamanki keskin öngörüsü ve korkusuz üslubuyla bir kitap. Kitap 2014 yılında "AKP-Cemaat Çatışmasının Perde Arkası" adı altında yayımlanmış. Bundan 4 sene öncesinde, şu zamanlara ışık tutup görebilmiş bir yazar. Dili oldukça akıcı. İçeriğinde 2014 senesini ve önceki AKP-Cemaat arasında olanları makaleler ile açıklayarak yazıyor. Daha ortada tapeler, kasetler, böcekler yokken şu öngörüde bulunmuş yazar: "ABD'nin elinde Tayyip Erdoğan'ı yakacak tonla kaset vardır. Şimdi onlar servis edilebilir. Anlaşılan Tayyip Erdoğan bunu bekliyor ki böyle bir düzenlemeye gidiyor. (...) Tayyip erdoğan cemaat ile savaşa devam ederse, Tayyip Erdoğan'a kadar tüm AKP kademesinin yolsuzlukları, belgeleriyle, kamera kayıtlarıyla, ses kayıtlarıyla ortaya dökülecektir.". Hangi görüşte olursanız olun, günümüzde okunması gereken bir kitap.
Siyaset
Paralel Devletler SavaşıGökçe Fırat · İleri · 201416 okunma