Bazen kendi kendime şöyle diyorum, “Bu kader yalnız sana özel. Senden başka herkes mutlu. Hiç kimse böylesine acı çekmemiştir”. Sonra eski bir şairi okuyorum ve kendi kalbimin içini görüyormuş gibi oluyorum. Derdim çok büyük. Benden önce bu kadar çok acı çeken olmuş mudur acaba?
Sinirliyken söylenen sözler karşı tarafta çizikler değil, derin yaralar bırakırdı. Öfkelenen, öfkesi geçtiği zaman her şeyi unutabilirdi ancak sakin kalan taraf yapılanı asla unutmazdı.
Peki, erkek her zaman güven vermek zorunda mıydı? Kadının daha sağlam duruşlu olması, ilişkilerde kabul edilemeyecek bir şey miydi? Kadınlar sık sık kendilerine cinsiyetçilik yapıldığından şikâyetçiydi. Bu şikâyetlerinde haklıydılar. Ancak ne yazık ki ilişkilerde cinsiyetçilik yapan tarafta kendileri de vardı.