lettore

lettore
@lettore
92 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·152 syf.·
2020 8. kitabı
Kitabın konusu ve öğretisi hakkında daha önce yazılmış bir çok incelemenin mevcut olduğunu ve bunları tekrarlamanın çok da manalı olmadığını düşünerek kendimce farklı bir açıdan bakmaya çalışacağım. Okuyan herkesin bildiği üzere yazar eski dönem hint destanlarına atıfta bulunarak anlatmış düşüncelerini ve bunu yaparken de karakter isimlerinin seçiminde hint-avrupa dil ailesine mensup, daha çok eski dönem din adamlarınca kullanılmış Sanskrit diline başvurmuştur. Karakterlerin özellikleri ile isimleri arasındaki bağları göstermek adına Sanskrit dilinde karşılıklarıyla örneklendirirsek; Siddharta: Amaçlarına ulaşan kişi Govinda/Krishna: Vasudeva’nın oğlu(bunu ima eden bir durum göremedim kitapta) Vasudeva: Irmak Tanrısı Kamala: Şehvet Düşkünü Kitabı okuyan arkadaşlar karakterlerle isim anlamları arasındaki bağları kuracaktır. İyi okumalar diliyorum.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.·
2020 6. kitabı
Sadece bu kitapla sınırlı kalmadan varoluşçuluk hakkında okuduklarımdan kendimce çıkarımlarımla başlamak isterim. Varlığın, öz’den önce geldiğini savunan bu görüşe göre aynı beden yüzlerce kez gelse yeryüzüne her defasında da bambaşka öze sahip insanlar ortaya çıkacaktır. İnsan önce var olacak, kişilik, karakter, ideoloji gibi özü oluşturacak soyut ne varsa edinimlerle zamanla kazanılacaktır. Kutsal dinlerde olduğu gibi bir ruh veya kader algısını da gözardı ettiği için genelinde ateist bir görüştür. Buna karşın dindar hristiyan filozoflardan da bu akımı destekleyenlerin olması, konunun öyle kalıplara sığdırılabilen, çok da kolay anlaşılabilir olmadığını ispatlar niteliktedir. Kitabın detayına girecek olursak; Bulantı, 29 ocak 1932 pazartesi (takvimde bu gün cuma) başlayıp, çoğunlukla yalnızlığı, içe kapalılığı, çevreyi izlenim sonucu kişi ya da nesne olsun duyulan tiksintiyi, öncesizliği, sonrasızlığı, hiçliği (ki birer virgülle ayrılmış bu sözcüklerin idrakı da keşke yazımları kadar kolay olabilseydi) yer yer çok akıcı betimlemeler ile günce şeklinde okura aktarmaktadır. Günlerin tekdüzeliğinin, önemsizliğinin günlük formatında aktarılması belki de bir ironi içermektedir. Sakin kafayla okunması gereken ve varoluşçuluk hakkında ufak çaplı da olsa bilgi sahibi olunmasının konunun anlaşılmasında (anlaşılmaya yaklaşılması deyim :) ) fayda sağlayacağını düşündüğüm, kısıtlı bilgimle bu satırları karalamama sebebiyet veren, tavsiye de ettiğim kitaptır, Bulantı.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma