Bilge aradı:
-Baba nasılsın?
-İyiyim kızım, sen?
-Ben de iyiyim, ne yapıyorsun?
-Hiç, oturuyorum, sen ne yapıyorsun?
-Hiç, ben de oturuyorum.
Küçük ağabeyim Z. aradı sonra:
-Nasılsın E.?
-İyiyim ağabey, sağol, sen nasılsın?
-İyiyim, ne yapıyorsun?
-Hiç, oturuyorum, sen ne yapıyorsun?
-Hiç, ben de oturuyorum.
Hayatımız bir hiç. Kızımın hayatı. Benim hayatım. Küçük ağabeyim Z.'nin hayatı.
Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar