Din hakkında belki de en zarif ve en net ifadesi, 1929 yılında yazılmıştı. "Ben bir ateist değilim ve kendimi panteist olarak tanımlayabileceğimi de zannetmiyorum. Biz, pek çok değişik dilde yazılmış kitaplarla dolu muazzam bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğa benziyoruz. Çocuk, bu kitapları birisinin yazmış olması gerektiğini bilir. Nasıl yazıldığını bilmez. Bunların yazıldığı dilleri bilmez. Çocuk, kitapların yerleştirilişinde gizemli bir düzen mevcut olduğunu tahmin etmekte, fakat bunun ne olduğunu bilmemektedir. Bana öyle geliyor ki en zeki insanın dahi Tanrı'ya karşı durumu, budur. Harikulade bir şekilde düzenlenmiş ve belli yasalara itaat eden bir evren görüyoruz, fakat bu yasaları çok belirsiz bir şekilde anlayabiliyoruz. Sınırlı zihinlerimiz, takımyıldızlarını hareket ettiren gizemli güçleri kavrayamıyor.
Bir imparatorluk'un çöküşü, beyler, devasa bir olaydır ve böylesi bir şeyle baş etmek hiç de kolay değildir. Yükselen bürokrasi, toplumsal inisiyatifin zayıflaması, sınıfların kemikleşmesi, bilimsel merakın engellenmesi.. ve bunlara benzer daha binlerce etken bu çöküşe hız kazandıracaktır.
Galaktik imparatorluk serisinde en beğendiğim kitap bu oldu. Gerçekten çok güzel bir kurgusu var. Hikayenin tırmanışı yormadan sıkmadan sizi zirveye bırakıyor.
Ayrıca seri bağımsız kitaplardan oluşuyor. Her kitapta farklı karakterler hikayeler var. Sırasız okunabilir.
İmparatorluk serisinden önce robot serisini okumak isterdim. Asimov evreninde kronolojik olarak robot serisi önce geliyor. İthaki'den yeni basımı bekliyorum..