Winston acıyla inledi. Kadranın ibresi elli beşe çıkmıştı.O’Brien, hala dört parmağını göstererek, onu izliyordu. Kolu geri çekti. Acı birazcık hafifledi.
–Kaç parmak görüyorsun, Winston?
–Dört.
İbre altmışa yükseldi.
–Şimdi kaç parmak, Winston?
–Dört! Dört! Başka ne diyebilirim ki? Dört!