Yeteneğin bol bulunmasına karşın tutkunun eksik olması bana bugün birçok anlamdaki yaratıcılık probleminin esas yanı olarak görünüyor; ve yaratıcılığa, karşılaşmayı es geçerek yaklaşmamız bu eğilimde doğrudan yol oynadı. Tekniğe -yeteneğe- doğrudan karşılaşmanın yarattığı kaygıdan kaçınmanın bir yolu olarak tapıyoruz.
Bir şiir ya da resmin büyüklüğü yaşanan ya da gözlenen şeyi görüntülemesinde değil, sanatçı ya da şairin, gerçeklikle karşılaşmasıyla, harekete geçen görüyü görüntülemesindedir. Resim ya da şiir bu yüzden eşsizdir, özgündür, sureti elde edilemeyendir.