Kader, zorunlu bir kabullenişin çok ötesinde aslında zorunlu bir mücadele, ayağa kalkma ve direnmenin aslında ta kendisiyse?Boyun eğmenin üzerinde başımızı gökyüzüne kaldırıp tadına bakmak ve ne olduğunu anlamaksa yağmurun? Vurulmuş zincirleri kabullenmekten çok o zincirleri kıracak bir makas yapmaksa varoluş amacımız? Denizde boğulmaktan çok denize karışıp ona dönüşmekse yazgımız?
Hak etmeyene verilen fazla saygı ve değer o kişiye aslında hakaret etmektir. Kimse istemediği halde başkasından bir şey almayı, borçlu kalmayı istemez çünkü.
Ben tek başıma da çokluğum.Ben tek başıma da kalabalık ve kendime dostum.İşte bu fark edişten sonra asıl sevmelerimizi, asıl aşklarımızı yaşamaya başlarız. Kendimizi sevdikten sonra bir başkasına ihtiyacımız olduğu için değil, onu gerçekten sevdiğimiz için hayatımıza dahil ederiz ve dahil oluruz onun hayatına.
"İnsanların arasında susuzluktan ölmek istemeyen biri tüm bardaklardan içmeyi öğrenmeli ve insanların arasında temiz kalmak isteyen biri pis sularla yıkanmasını da bilmeli."
#Nietzsche