Anlaşılmamak için yazılmış bir kitap.30 sayfa okuyup hiçbir şey anlamadığım gibi yarım bıraktığım nadir eserlerden biri oldu. Anlayanları tebrik ediyorum.
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989901 okunma
Nasıl başlasam bilemiyorum. Yeni bitirdim kalbim pıt pıt. Şeker Portakalı ve Küçük Prens tadında…Çocuklar için yazılmış ama yetişkinlere hitap eden Cosimo’nun yaşadıkları kalbime işledi.
Uzun cümleler kurmayı sevdiğim için noktaları, virgülleri atlıyorum adeta.Sabırsızlığıma verin şimdiden affola.Babasından daha doğrusu maruz kaldığı durumlardan uzaklaşmak isteyen 12 yaşındaki Cosimo hayatını ağaçlar üzerinde devam ettirmeye karar verir.Hikayenin tek bir bölümü hariç kalan kısımlar ondan 4 yaş küçük kardeşinin ağzından anlatılmakta. Öyle güzel mesajlar var ki kitapta sizlerin keşfedip bu zevki tatmanızı tavsiye ederim. Yaşadığı tüm duyguları ve özgür ruhunu öyle benimsedim ki gökyüzünde bir balon gördüğümde aklımda hep Cosimo belirecek. Kalbi hep çocukça atanlar için ilaç niyetine şifa olacaktır. Duymayanlara itina ile duyuruyor, kesinlikle okumanızı-okutmanızı tavsiye ediyorum.
Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalında duyduğum ve övgüsü üzerine merak ederek alıp okuduğum uzun soluklu Körburun’u inceleyip analiz etmek çokta kolay değil.588 sayfayı bir çırpıda anlatamaz değil mi insan? Sözü fazla uzatmadan her bir kahramanı içselleştirip hiç sıkılmadan uzun uzun anlatmış yazarımız. Okurken sürükleyicilik had safhada devam ediyor.Fakat sorun şu ki kitap yarım kalmış.Tıpkı sezon finali yapmış bir dizi gibi. Bu durum beni rahatsız etti çünkü her zaman sonu görmek isteyenlerdenim.
Eğer kendi sonumu yazarım diyenlerdenseniz mutlaka okuyun pişman olmazsınız.Ve son olarak “Seher” içinde kocaman dünyayı barındıran küçücük Seher seni nedense çok
sevdim..
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,706 okunma
Kitabı okurken Çukurova’yı gördüm.Kitabı okumadım,yaşadım sanki.Betimleme ustası Yaşar Kemal’in işçi,köylü,dağlı üçlüsünün umudu aradığı ve dönemin teknolojik aletleri ile sınanmasını anlattığı güzel bir eserdi.
Zülfü Livaneli’nin kendi kaleminden kendi hayatını anlattığı dönem romanı aynı zamanda.Başlayınca asla bitirmeden bırakmayacağınız sürükleyici bir eser olmuş.Eğer okusam mı diye düşünüyorsanız tereddüt etmeden başlayın derim.