Bu kısımda her şey kullanılmış, yaşanmıştı ve çarşının en pahalı mallarının burada alınıp satıldığına bakılırsa yaşamak pahalı bir şeydi. Antikacılar çarşısıydı burası.
Bir şeyi hep biliyormuş da bildiğini bilmiyormuş gibi. Unutmuş da hatırlamış, yitirmiş de bulmuş gibi. Ona bir şey olmuştu, kendini olup bitene olduğu gibi bıraktı. Başka türlüsü de zaten mümkün değildi. Belli ki bundan böyle Setterhan'dan geriye bir şey kalmayacaktı. Azam ne kadarsa Setterhan da o kadardı...