10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Selamm Eğlenceli bir maceraya daha adım atıyoruz beraber. Ajan Kedi, kahraman denildiğinde akla gelen tüm kuralları ters yüz ediyor. Çünkü Pofidik, kusursuz olmaya çalışmıyor. Sürekli aksiyon peşinde koşan ajanlardan da değil. Bir yandan görevini yapmaya çalışırken bir yandan da keyfinden ödün vermeyen, komik halleriyle insanı gülümseten bir karakter. Pofidik’in yanında icatlarıyla ekibe destek olan Kit ve soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken Jade de yer alıyor. Üçü bir araya geldiğinde maceraya doymuyoruuz. Hele karşılarına Aslan Kocaayak çıkınca işler iyice karışıyor. Bir su parkına eğlenmeye gitmeyi planlarken kendilerini yepyeni bir görevin içinde Kitap boyunca uzun uzun anlatımlar yerine bol çizim kullanılması da çocukların dikkatini canlı tutuyor bence. Sayfaları çevirirken sanki çizgi film izliyormuş hissi verdi bize. Kahraman olmak için mükemmel olmalısın’ demek yerine, biraz tembel olabilir, bazen hata yapabilir, hatta canın spagetti çekebilir… Ama doğru zamanda cesaret gösterebiliyorsan yine de harika bir ekip arkadaşı olabilirsin. Bence çocukların fark etmeden alacağı en güzel mesaj da buydu. Eğlenceli, hareketli ve bol kahkahalı bir macera arayan minik okurların çok keyif alacağını düşünüyorum. Biz hem çok eğlendik hem de öğrendik. Sizlere de tavsiye ederiz.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202641 okunma
9/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:26
Selamm, sonunda sürekli övgülerini duyduğum ve benim de okumak istediğim kitabı bugün bitirdim. Öncelikle Jane ile çok bağ kurduğum için kitabın ortalarında ve sonlarında fikirlerim epey değişti. Jane bence duygularını yönetmekte çok başarılı ve karakter gelişimi çok güzel bir şekilde işlenmişti. Merhametli olduğu konularda ona kızsam da kendimi yerine koyduğumda aynı şeyleri yapacağımı bildiğim için ona hak veriyorum. Kin tutan biri değil ve ona kötü davranan insanlara karşı bile iyilikle yaklaşıyor. Çok olgunca bir davranış ve kesinlikle çok zor, herkesin yapabileceği türden bir şey değil. O yüzden Jane karakteri saygıyı hak ediyor. Kurguya gelirsek, Edward Rochester ile Jane Eyre arasında 20 yaş var ve bu sebeple en başından beri aşkları bana geçmedi. Aynı zamanda Edward kaba, dengesiz ve manipülatif bir insan. Evet, Charlotte Brontë Edward'ı kusurlu bir karakter olarak yazmış fakat bu onu meşrulaştırmaz. Kendisinden 20 yaş küçük, ayrıca kendi evinde çalışan bir kadına aşık olması benim açımdan normal değil. Çünkü Jane 18 yaşında, daha hayatın çok başında ve Edward 38 yaşında, görmüş geçirmiş biri. Yaşları 30-50 tarzı bir şey olsaydı bana bu kadar absürt gelmeyebilirdi ama evine küçük yaşta aldığı bir kıza aşık olmak benim açımdan yanlış bir durum. Jane yolun başında ve hayatında tanıdığı 3. erkek olduğu için aşık olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğer hayatında daha fazla erkek tanıyor olsaydı Edward'ı seçeceğini düşünmüyorum. Edward ona dengesiz ve kaba davranıyordu ve bencildi. Sırf evli olduğu için Jane onunla evlenmez diye, evlenmeden önce Jane'e gerçekleri söylemeden evlenmeye kalktı. Jane gitmek istediğinde ona "Beni bırakacaksın mı?" tarzı manipülatif cümleler kurdu ve Jane'i tebrik ediyorum; onca manipülasyona rağmen kanmadı ve gerçekten gitti. Daha sonra bir
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·160 syf.··
2026 18. kitabı
Herkese Selamm Anne babalar ve canım çocuklar, bugün sizlere harika bir kitap önerisiyle geldim: "Kurtuluşa Giden Yol". Hikayemiz, ilkokul beşinci sınıfa giden Ülkü’nün etrafında şekilleniyor. Öğretmeni, tatilde araştırıp öğrenmesi için ona çok özel bir ödev veriyor: Atatürk’ün hayatı. Ülkü’nün şansı ise tam yan komşularında saklı! Komşuları Mustafa Amca, Atatürk’ün omuz omuza çarpışan askerlerinden biri ve cephede yaşadığı her anı günü gününe bir günlükte toplamış. Ödevi için Mustafa Amca’nın kapısını çalan Ülkü, onun anıları sayesinde şanlı bir tarihe tanıklık ediyor; bizler de bu sürükleyici yolculuğa onunla birlikte ortak oluyoruz. Çocukların milli bilinci severek ve sıkılmadan öğrenmesi için oldukça faydalı bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 013 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:35
Herkese Selamm Bugün sizlere kalemiyle ilk kez tanıştığım Ezgi Alcı’nın Onun Aynısı Bana Da Oldu adlı kitabının yorumuyla geldim. Kitabın ilk sayfalarında açıkçası beni hemen içine çeken bir atmosfer yakalayamadım. Ancak ilerleyen sayfalarda yazarın samimi anlatımıyla bağ kurmaya başladım. Bir noktadan sonra kendimi sanki karşılıklı kahve içip sohbet ettiğim bir arkadaşımı dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, günlük hayatın içinden durumları, insan ilişkilerini ve yaşadığımız olayların üzerimizde bıraktığı izleri ele alıyor. Özellikle günümüzde giderek bireyselleşen yaşam tarzımızı, kendimize odaklanırken bazen farkında olmadan empatiyi ikinci plana atışımızı sorgulatıyor. Sürekli bir koşuşturmanın, gürültünün ve karmaşanın içinde durup düşünmeyi ne kadar ihmal ettiğimizi hatırlatıyor. Genel olarak keyifle okuduğum bir eser oldu. Akıcı dili, samimi anlatımı ve düşündüren içeriğiyle bende güzel bir iz bıraktı. Sevdim.
Onun Aynısı Bana da OlduEzgi Akgül · Nesil Yayınları · 202642 okunma
huzur dolu bir kitapevi ve insanları….
10/10
·288 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:02
Selamm dostlarımmm. Bayadır inceleme yazamıyordum ama özlemişim resmen. Sizler nasılsınız? Her şey yolunda mı? Eğer kendinizi sıkışmış ve bunalmış hissediyorsanız, bir kitabevi gezmek ve kahve içmek en büyük hobiniz ise ihtiyacınız olan kitap budur. Okudukça huzurlu hissedeceğiniz bu kitap sizi aynı zamanda RS bataklığından kurtaracak bir ilaç. Çünkü bu kitap bana ilaç gibi geldi. :) O zaman gelin size konusunu anlatayım. KONUSU Youngju güzel bir iş ve düzgün bir adamla evlenerek hayatının düzgün gittiğini düşünür. Fakat içten içe tükenmişlik hissi ile hayatını geride bırakmaya karar verir. Hayali olan kitabevini açar. Zamanla fark eder ki bu kitabevi sadece onun sığınağı değil. Her gelen kişinin huzur bulduğu bir yer olduğunu fark eder. Burada hayatı nasıl yaşaması gerektiğini de öğrenir. İÇERİK Her yaşa uygun. :) İNCELEMEM Dili hakkında konuşmama bile gerek yok bence çünkü oldukça akıcı. Ben direkt kişisel gelişim kitaplarından ziyade hikâyenin içine yedirilen verilen mesajları çok seviyorum. Bana daha çok dokunuyor, işliyor. Bunu da her karakterin ayrı ayrı bir şeyler öğrenmesiyle okumak daha da keyifliydi. En sevdiğim şeylerden biri de her karakterin farklı bir yük taşımasıydı. Kimisi düzene karşı isyan ediyor, kimisi hayalleriyle, kimisi de hayatın yorgunluğuyla mücadele ediyordu. Bu yüzden her karakterden ayrı bir şey öğrenmek ve karakterlerin kendi aralarında bunları öğrenmelerini görmek çok hoşuma gitti. 20 puan versem 20 puan veririm, o derece keyifle okudum. Karakterler arasındaki diyaloglar ve ilişkiler çok doğaldı. Her karakterde kendimden bir parça buldum. O kadar çok altını çizdim ki… Hepsini yazamadım. Bu kitabı okurken kendinizi Hyunam-Dong Kitabevi’nde sevdiğiniz kitabı bulup Minjun’un yaptığı enfes kahveyi içer gibi hissedeceksiniz. Belki
Duygu ve Düşünce
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:58
Amanda Peters | Yaban Mersini Toplayıcıları ”Yas bazen geniştir ve dipsiz gibi gelir ama zamanla şekil değiştirir, faydalı bir hale bürünür.” Selamm. İçime yavaş yavaş işleyen bir kitap oldu. Yaban mersini toplamak için bölgeye gelen Mi’kmaq’lı bir ailenin küçük çocukları Ruthie’nin kaybolmasıyla başlıyor kitabımız. Ama okudukça anlıyoruz ki sadece bir kayıp vakasını anlatmıyor, bir kaybın yıllar boyunca bir ailenin içine nasıl yerleştiğini anlatıyor. En çok Joe’nun hikâyesi etkiledi beni. Bir anın insanın bütün hayatını değiştirebilmesi fikri zaten ağırdır ama Joe’nun omuzlarında taşıdığı yükü okurken bu ağırlığı hissetmemek mümkün değildi. Bir tarafta da Norma var; içinde tarif edemediği bir eksiklikle büyüyen, nedenini bilmediği bir boşluğun peşinden giden bir kadın. İki farklı hayatın arasında dolaşırken aslında aynı yaranın izlerini görüyoruz. Yazar acıyı büyütmek yerine sessiz bırakmayı tercih etmiş. Bu yüzden bazı sahneler beklediğimden daha fazla dokundu bana. Karakterlerin ne hissettiğini okumaktan çok, onların yanında oturup dinliyormuşum gibi hissettim. İnsanların köklerinden koparıldığında geride neler kaldığını anlatan bir romandı. Sayfalar ilerledikçe meraktan çok bir özlem hissi eşlik etti bana. Bittiğinde benimle kalan şey, kaybolan bir çocuk değil, yıllarca eksik yaşamaya çalışan insanların sessiz mücadelesi oldu. Uzun süre etkisi benimle kalacak kitaplardan biri oldu. Tavsiyemdir.
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025204 okunma