Leyla İbrahimoğlu

“bütün bir yenilginin ağırlığı bizim kuşağımızın omuzlarında kaldı. Balkan’ın yaralarını daha saramamışken yenileri eklendi. neler hissettiğini gayet iyi anlıyorum Binbaşı. ama seni temin ederim kafandaki karışıklık da, yüreğindeki sancı da üniformanı giydiğin gün bitecek. çünkü bu hepimizin son savaşı. üzerinde bir üniforman olsun ya da olmasın. ya memleketimizi geri alacağız ya da bir daha giyeceğimiz bir üniforma zaten olmayacak.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ – Paşam, müsaade buyurursanız; Enver Paşa İngilizle savaşmak için mi Almanya’da? binlerce fersah ötede nasıl olacak bu? Ahmet Muhtar’ın ses tonundaki alaycılığın farkındadır Halil Paşa. dahası zaten böyle bir salvoyu beklemektedir. – ne zannetmiştin çocuk? biz bayrak, silah ve Mushaf-ı Şerif üstüne el basıp yemin ederken iktidar için miydi? vatan kavgası illâ ayağın vatan toprağına basılarak mı yapılır? seneler evvel tatlı canından vazgeçmiş, Libya çöllerine tebdil-i kıyafet dövüşmeye gitmiş adamın aklına ölümden korkmak şimdi mi gelmiş de kaçıp gitmiş Almanya’ya? elbette kavgaya devam etmek için ordalar. bir gün vatanlarında ölebilmek için bugün gurbette yaşamak zorundalar. nerede olursa olsun kavgaya devam etmek onların fıtratında var. sende de olduğu gibi.”
“– maşallah, maşallah. Allah utandırmasın kaptan. çok mu Rum eşkıyası var buralarda? gelirler mi hâlâ bizim köylere? – Rum çeteleri de var, Ermeni çeteleri de. ama Rumların iki tanesi hem çok kalleştir hem de kalabalık. Yunan ordusundan da destek veriyorlar bunlara. şımarıklıkları hep ondan. ama silahlı köylere gelemezler kolay kolay. bu itlerin canı tatlıdır Paşam. eline diken batan bir hafta ininden çıkmaz. kendini savunamayan köylere giderler ekseri. hep gündüz vakti çıkarlar talana. geceden korkarlar. korkmalıdırlar da. çünkü geceler bizimdir. kurtlar ava gece çıkar.”
“ama gelen fırtınayı tek yanlış tahlil eden Sultan Hamit değilmiş demek ki. biz bu sorunu yasa çıkararak, meclis açarak, mecliste tüm milletlerin temsilini sağlayarak çözebileceğimizi düşünmüşüz. lakin dediğim gibi, ister baskı ve zulümlü kontrol et, istersen ‘müsavat’ diyerek müsavi haklar tanı, sonuç değişmeyecekmiş. çünkü ok yaydan çıkmış bir kere. imparatorluk çatısı altında müsavi yaşamak değilmiş Sırp’ın, Arap’ın, Urum’un, Ermeni’nin istediği. müstakil devlet olmakmış. kendi ırkdaşıyla birleşmekmiş. bu önüne geçilemez devasa bir dalgaymış da biz bir ‘müsavat’ rüyası görmüşüz.”
Puan vermedi·408 syf.·
1847 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 17:11
·
2026 3. kitabı
Emily Brontë
8.2/10 · 58bin okunma