“ama gelen fırtınayı tek yanlış tahlil eden Sultan Hamit değilmiş demek ki. biz bu sorunu yasa çıkararak, meclis açarak, mecliste tüm milletlerin temsilini sağlayarak çözebileceğimizi düşünmüşüz. lakin dediğim gibi, ister baskı ve zulümlü kontrol et, istersen ‘müsavat’ diyerek müsavi haklar tanı, sonuç değişmeyecekmiş. çünkü ok yaydan çıkmış bir kere. imparatorluk çatısı altında müsavi yaşamak değilmiş Sırp’ın, Arap’ın, Urum’un, Ermeni’nin istediği. müstakil devlet olmakmış. kendi ırkdaşıyla birleşmekmiş. bu önüne geçilemez devasa bir dalgaymış da biz bir ‘müsavat’ rüyası görmüşüz.”