Utanç bir yarasa gibi yüze yapışır ve alnımızın ortasında kanımızı emmeye başlar. Vücut o kadar zaafa düşer ki, adeta bir posa halini alır. Sefil bir şey olur. Onun için utanmak kendi kendinden nefret etmenin eşitidir.
Bu benim ümidimin ışığıdır. Benim ümidim yağını nereden alıyor? Fitilini kimler tazeleyip yakıyor? Bilmem, bilmem. Fakat bu umut benim tek gıdamdır. Bu umut benim yaşama gücümün son parıltısıdır. O söndüğü gün... İşte bunu tasavvur edemiyorum.