BOYUN EĞMEYEN KADINLAR, Bahar ERİŞ 'in OT Dergisinde "Dahice Dedikodular"köşesinde Dahi Kadınların hikayelerini anlattığı yazılardan derlenerek kitaplaştırılmış özel bir eser.Kimlerle tanışmadım ki kitapta ,tanışmakla kalmadım onların yanına ışınlandım,zaman zaman onların yerine geçtiğimi hissettim.
En çok akıl hastanesinde yaşayan sanatçı; Yayoı Kusama'ya şaşırdım.Picasso'ya meydan okuyan Françoıse Gıllot'u takdir ettim.İran'da Nergis Muhammedi ile "Zen,Zendegi,Azadi!(Kadın,yaşam,Özgürlük sloganı attım rejime karşı.Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayıp Remziye Hisar oldum,bilimsel çalışmalar yapıp doktora diplomamla döndüm Sorbon'dan.Pembe gelinlik giyip kendi stilimi yarattım,tasarım fabrikamı kurdum İris Apfel'la .Otizmli dahi Temple Grandın'a sarıldım.Camille Claudelle heykeller yaptım Fransa'da.
"Kendini aş ve dünyayı kavra!" sesi çınladı kulaklarımda.
En sondaki Wirginia Wolf'la hayali sohbetine bayıldım.
Kadınlar lehine pozitif ayrımcılığa ihtiyacımız var.Herkes okumalı, her kız çocuğuna hediye etmeli ki kendi olmasına izin verilen güçlü bireyler yetişsin.Farkındalık oluşsun,oluştursun .
"Yaşasın kadınlar için eşitlik ve özgürlük, Yaşasın eşitlik ve özgürlük için savaşan kadınlar!"
Gülten Dayıoğlu'nun kendi hayatını film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçirdiği bir kitap "Bende Kalmasın" Babasının terk edişinden sonra, yaşam zorluklarıyla başedişleri, evden eve savrularak geçen çocukluğu, okul hayatı, yazarlığa ilk adımı, öğretmen oluşu,eşiyle tanışması, çocukları, hayatına dokunan iyi insanlar, ünlüler, yurt dışı seyahatler...Fadiş gerçekte benim açıklamasını gördükten sonra farklı bir gözle okudum. Yaşadıklarım ve Düşlediklerim kitabında da bahsi geçen tekrarını okuyorum gibi hissettiğim bölümler olsa da keyifle okudum