Leyla

Yirmi birinci yüzyılda, sokaklarda koşturan, oynayan neredeyse hiç çocuk göremiyoruz. Başlarına bir şey gelir korkusuyla onları sürekli kontrol altında tutuyoruz. Çiftler içinde aynısı geçerlidir. Hangi biçimde olursa olsun ötekinin özgürlüğü çoğunlukla korku yaratır.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Sanatçı olmak, öncelikle çevremizi saran şeylere keskin gözlerle bakmayı, yaprakların hareketini yada bulutların seyrinin şiirini takip etmeyi bilmek, sonra da bunların sağladığı tüm güzelliği ve hisleri yeniden kaydetmeyi başarmaktır.
Sayfa 68·Kitabı okudu
1000Kitap
Geçmişin anılarından uzak. Geleceğin kaygılarından ve umutlarından azade.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Edebiyat
İçgüdülerimizi, sezgilerimizi dinlemek konusunda biraz beceriksiziz. Onlar gibi hislerimize kulak vermek yerine, karar almaya çok kafa yorarız. Ya da hantal kalır, cesaret gösteremeyiz; cesaret ettiğimizde ise yanlış zamanı seçer, yapmak istediklerimizi iş işten geçtikten sonra yaparız.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Edebiyat
Oysa eril ve dişil cazibenin aşikar işaretlerinin şifresini çözmeyi engelleyen kıyafetlerin kalın tabakası altına bedenleri saklanmış biz insanlar “onun hoşuna gidiyor muyum?” Diye anlamak için azıcık kabiliyetimizle saatler, aylar yıllar geçiririz. İş sevilip sevilmediğimizi anlamaya geldiğindeyse… Bu kadar basit bir şey, biz insanlar için inanılmaz karmaşık, bazen kaygı verici ve neredeyse her zaman dengemizi bozan bir işe dönüşür.
Sayfa 52·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam