FEYEZAN

İbn Abbas'tan (radıyallahu anhuma): Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:"Göğsünde Kur'ân'dan bir şey bulunmayan kişi, harap olmuş bir ev gibidir. Ebû İsa bu hadisin sahih olduğunu söylemiştir.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Din
Reklam
Ukbe İbn Âmir şöyle der: Rasûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini işittim: “Eğer bu Kur'ân bir deri içerisine olsa ona ateş dokunmazdı."Hadisin anlamının şu olduğu söylenmiştir: Kur'ân'ı ezberleyen ve okuyan kişiye kıyamet günü ateş dokunmaz. Abdullah İbn Mesud'dan (radıyallahu anh): "Şüphesiz bu Kur'ân Allah'ın ziyafetidir. Kur'ân'dan gücünüz yettiğince öğrenin. Bu Kur'ân Allah'ın ipi, apaçık bir nur ve şifadır. Onda, kendisine tutunan için korunma vardır. Ona tâbi olan kurtulur, doğrudan sapıp azarlanmaz, eğrildiği için doğrultulması gerekmez. Kur'ân'ın hayret vericiliği tükenmez, çok tekrardan dolayı ondan bıkılmaz. Onu okuyunuz, şüphesiz ki Allah onu okumanızdan dolayı size ecir verecektir. Her harf için on sevap vardır. 'Elif-lâm-mim' bir harftir demiyorum. Elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir." Bu hadis İbn Mesud'dan (radıyallahu anh) Rasûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırılarak da rivâyet edilmiştir.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Din
TAHKİK EDENLERİN ÖNSÖZÜ Hamd yalnzca Allah'a aittir. O'na hamd ederiz, O'ndan yardım, hidâyet ve af dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız.Allah kimi hidâyete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidâyete iletecek yoktur. Şehadet ederiz ki Allah'tan başka ilâh yoktur, O'nun hiçbir ortağı yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed (sallallähu aleyhi ve sellem) O'nun kulu ve Rasûlüdür. Allah'ın kitabıyla yaşamak, Allah'ın kendisine nimet verdiği kimselerin ulaştiğı bir durumdur. Bu yüce kitabı kendisine önder edinen kişi ne mutludur! Müslüman, onun âyetlerini okuyup düşünür ve böylece hidâyete ulaşır. Bu şekilde yaşayan kişi mutlu bir kişi, böyle fertlerden oluşan bir toplum da elbette mutlu bir toplum olacaktır. Buna mukabil kendisini bu hidâyetten mahrum kılan, hayatını sağa sola savrularak rastgele yaşayan, ömrünü boşa harcayıp hem dünyasını, hem de ahiretini kaybeden kişi de ne mutsuz kişidir! "De ki: Amel bakımından en çok zarara uğrayan, iyi şeyler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatındaki çabaları boşa giden kimseleri size haber verelim mi? Işte onlar Rabblerinin âyetlerini ve ona kavuşmayı inkâr eden ve bu yüzden amelleri boşa gidenlerdir. Artık kıyamet günü onlar için bir tartı tutmayız. {el-Kehf: 103-106.} Bu yüce kitapla geçirilen her vakit berekettir, zira insan Rabbinin sözleri ile vaktini geçirmektedir. Onunla vaktini geçiren mü'min Rabbiyle konuştuğunu fark edip derecesinin yükseldiğini, ilâhi gözetimin kendisini kuşatıp saadet ve kurtuluşa doğru götürdüğünü hisseder. Yine o, bu kitabı indirenin onunla, hem ilk nesli, hem de sonraki nesillerden onu en güzel şekilde hayatlarına aktaranları nasıl bir konuma yücelttiğini fark eder. Böylece Kur'ân'ın kişiler ve toplumlar üzerindeki derin etkisini
Din