beri değil öte durulur; aradaki mesafe her daim korunur. işte böyle öteki olunur, yaban durulur. dilin kemiği böyle kırılır, ayarı tutmaz olur. tuhaf denilen, tuhaf kalmaya mahkûm olur. sonunda beri değil öte durulur. umarım birileri belasını bulur.
hakikat görünmek değil, bilinmek için. bildiğinle yetinmeyi bilsen de, sana sunulanla idare etsen de, idareli kullanmayı şiar edinsen de şaşırdın. şaşıracağını hiç sanmazdın. sen de eninde sonunda bildiklerinden müteşekkil bir aymazsın. ne öğrendiysen osun. fazlası olamayacak kadar insansın. kanıksamak kendini onaran mahir bir yara gibi hayatını katlanılabilir kılmıştı halbuki.