dulcinea

dulcinea
@lib3llule
but you know, you know in the quiet he holds runs a river that will never find home
üstelik saygıdeğer ölülerin tanıtımı için genellikle gençlik resimleri kullanılmıştı. belki de yoldan geçerken, mezarlara bakıp onlar ölü, ben ise yaşıyorum diye düşünerek münasebetsizce bir sevince kapılacak saygısızlara, orada yatan kişinin diri olmayı bir zamanlar kendilerinden kat kat daha iyi becerdiğini göstermek amacını taşıyorlardı. ya da ölüm düşüncesini bilinçaltlarının en derinlerine gönderdikleri dönemlere ait bu resimler, söz konusu kişilerin, bak şimdi ne hale geldiğini göstererek bize bir ders vermeye çalışıyor da olabilirdi. bu uygulamayı yapanların derdi neydi tam kestiremiyordum ama, artık varolmayan bu suratlar, ne yalan söyleyeyim, bende herhangi bir saygı uyandırmadığı gibi, bana günü yakala falan gibi şeyler de söylemiyorlardı. laf aramızda, ölülerin buna bozulacaklarını hiç sanmıyordum. onların hayatı bu kadar ciddiye alacağını düşünmek bence düpedüz dangalakça bir yaklaşımdı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
çocuklara bakıp da saflık, masumiyet ve güzellik edebiyatı yapanların aklına şaşarım. ben bizimkilere bakınca, insanoğlunun en alçakça eğilimlerinin en çıplak halinden başka bir şey görmüyorum. kendimi onlardan çok farklı bir yere yerleştiriyor değilim. sadece ben, hasbelkader, içimdeki çirkinliği dışavurmanın daha rafine yöntemlerini geliştirmiş bulunuyorum.
tanrı, üst kat komşumuz hasan amca'ya fena halde benzemektedir. bunun nedenini kısa bir süre önce anladım. babam bana yüce yaradandan söz ederken, onun yukarıda yaşadığını anlatmıştı. benim için yukarıda yaşayan kişi hasan amca'ydı. neden karısı sevim teyze değil de hasan amca? erkek egemen kültür yüzünden mi? bunlar nasıl işleniyordu beyinlere? aniden yorganı kafama çekip tabancayı şakağıma dayadım ve tetiğe bastım. kafatasımda tatlı bir zonklama hissettim. fiziksel acı düşünceleri dağıttı. gerisini hatırlamıyorum.
üzüntü olmadan yaşayamaz annem. felaketler onun yaşam kaynağıdır. sanırım her şey yolunda giderken kendini gereksiz hissediyor. vardır böyleleri. haklarını teslim etmek lazım; gerçekten zor durumlar karşısında da şaşılacak denli güçlüdür bu tür insanlar.