dulcinea

dulcinea
@lib3llule
but you know, you know in the quiet he holds runs a river that will never find home
“bazı şarkılar vardır kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu o şarkının adı ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı keşke ismim iris olsaydı keşke ismimin bir anlamı olmasaydı herkes çıkarsın kalbini o çirkin mücevher sandığından ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım”
"müziği hissetmelisin," dedi ritme uygun biçimde koluyla havada kocaman bir sekiz işareti çizerek. "o haykırarak acıyı dile getiriyor." "gerçek acı sessizdir," dedim. "bir huzurevi gibi."
anneleri hafta sonları kolay kolay salmazdı onları sokağa. babaları, seçkin genlerinin ve geçkin günlerinin teminatı veletlerinin nasıl semirdiğini görsün de, sürdürdükleri köle hayatını bir nebze meşrulaştırabilsin diye. kadınlara yakışır incelikte bir işbilirlik. onları suçlamıyorum ama. o erkekler köleliğe bu kadar gönüllü olmasa, hiçbir taktikleri işe yaramaz.