Oysaki ben,söz geçirebilseydim zihnime eğer;önümdeki bomboş kağıda çizdiğim ilk şey
İki mavi fırça darbesi olmazdı.
Ve silebilseydim bugünü dünden evvel,yarın için bu geceden uyumama gerek kalmazdı.
İnan,
görebilseydim geleceğini,önceden;
ayak izlerimi sildiğim bu kaldırımlar,
bu kadar ıssız durmazdı.
"Peki bu yalancının yalan söylediği kanaatine nereden vardın?"
"Farkında değil,"diye mırıldandım."Yalan söylediğinin."
Gözleri odada gezindi."Peki bu durumda,yalan söylediğini bilmeyen bir yalancıya,yalancı diyebilir miyiz aslında?"
"Demezsek biz de yalancı olmaz mıyız?"
"Denesen belki dikiş bile tutmayacak kadar derin kesikleri,"diye mırıldandı kısık çıkan sesiyle ve gözlerimin içine baktı okyanuslarıyla."Yara bantlarıyla kapatmaya çalışıyorsun."