Betül

Günümüzde kavga başka bir biçime bürünmektedir. Erkeği zindana kapatmayı istemek yerine kadın oradan kaçmaya çalışmaktadır; artık erkeği içkinlik bölgelerine sürüklemenin peşinde değildir, aşkınlığın aydınlığında kendisi su yüzüne çıkmak istemektedir. Bu durumda, yeni bir çatışmaya yol açan, erkeklerin tutumudur. Erkek istemeye istemeye kadına "hakkını geri vermektedir."
Sayfa 7 - İthaki yayınları·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her şeye çabucak alışırdım zaten, daha doğrusu uysallaşır, bile bile her şeye katlanırdım. Bu arada kendimi "güzel ve yüksek şeyler"e vermek, her şeyle uzlaşmamı sağlayan bir çare olurdu, ama elbet hayallerimde.
Sayfa 61 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Okumaktan başka yapılacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum.
Sayfa 52 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Kültürlü, kendini bilen bir adam kendine karşı hudutsuz bir titizlik göstermeden ve bazen nefrete vardıracak kadar kendisini küçümsemeden mağrur olamaz.
Sayfa 48 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Yaşamaya susadığınız halde hayat meselelerini bir mantık hercümerciyle çözmeye kalkışıyorsunuz. Hareketleriniz sırnaşıklık, küstahlık dolu olduğu halde, ne kadar da korkaksınız! Saçmaladığınız zaman kendinizi pek beğeniyor, ama sert, küstah sözler sarf ettikten sonra durmadan ürküyor, özürler yağdırıyorsunuz. Korku nedir bilmediğinizi iddia ederken bir yandan da yaltaklanıyorsunuz. Bizi hiddetten dişlerinizi gıcırdattığınıza ikna etmeye çalışırken, güldürmek için nükteler savuruyorsunuz. Nüktelerinizin hiç de zekice olmadığını biliyorsunuz, fakat herhalde edebi değerlerinden memnunsunuz. Belki gerçekten acı çektiniz, ama kendi ıstırabınıza dahi zerre kadar saygı duymuyorsunuz. Samimisiniz, bununla beraber iffetiniz eksik; küçük bir gurur uğruna ortaya dökmek ve aşağılamak için, içinizde ne varsa piyasaya sürüyorsunuz... Gerçekten bir söylemek istediğiniz var, fakat korkudan son sözlerinizi daima kekeleyip duruyorsunuz, çünkü bunu açıkça söyleyecek kadar metin değilsiniz; sizinki sadece korkak bir arsızlıktan ibaret. Anlayışınızla övünüyorsunuz, ama bir yandan da tereddütlerle dolusunuz, çünkü kafanız işlediği halde kalbiniz ahlaksızlıkla kararmış; halbuki temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir. Ya o yılışıklığınız, sırnaşmanız, kırıtmalarınız! Yalan, yalan, hep yalan!
Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor