Asya, üniversitenin son sınıfında, gelecek hayalleriyle dolu bir genç kadındır. Ancak bir gece, hayatını sonsuza kadar değiştirecek bir olay yaşar. Eski tren raylarının soğuk demiri üzerinde, namus uğruna canından olacağı an, kader devreye girer ve Ömer Asaf çıkagelir...
Ömer Asaf, mahallenin dürüst, çalışkan marangozu ve herkesin hayranlıkla baktığı yakışıklı genç adamdır. O gece, hayatının en büyük kırılmasını yaşadığı bir gerçekle yüzleşmiş ve kimsenin uğramadığı o eski tren yolunda teselli aramıştır. Ancak kader, onun ve Asya’nın yollarını burada kesiştirir.
Asya’nın abisi, namus için kardeşini öldürmek üzereyken Ömer Asaf müdahale eder. Abiye, Asya ile evleneceğine dair söz verir ve Asya’nın hayatını kurtarır. Bu ani kararla, apar topar bir evlilik gerçekleşir. Ancak ne Asya ne de Ömer Asaf birbirini tanıyordur; iki yabancı aynı çatı altında yaşamaya başlar.
Başlangıçta birbirlerine mesafeli duran bu iki insan, zamanla birbirlerini tanıdıkça kalplerine sevginin ilk tohumları ekilir. Asya, Ömer Asaf için bir mucize gibi görünmektedir; yarım olduğunu düşündüğü her şey, Asya’nın varlığıyla tamamlanır. Ve Asya, Ömer Asaf’ın yanında kendini güvende hissederek yeniden hayata tutunmayı öğrenir.
Birbirlerine duydukları güven ve bağlılıkla, zamanla herkesin hayranlıkla baktığı, imrenilen bir bağ kurarlar. Sadece aşkla değil; güven, fedakârlık ve yeniden başlamanın gücüyle yazılmış bir kitap…
Bu eser, yazarın kalemiyle tanışmamı sağlayan bir hazine oldu. Hikaye öylesine yumuşak ve akıcı ilerliyor ki, bir kez elinize aldığınızda bırakamıyorsunuz. Kurgunun nasıl şekilleneceğini merak etmekten çok, Ömer Asaf’ın o muhteşem kalbinin güzelliğini okumak için sabırsızlanıyorsunuz.
Sanırım hayatımdaki eksiği buldum: Ömer Asaf... Hikayesi, sade ama bir o kadar da etkileyici ve