çocukluğumdan beri belki ilk defa olarak,hayatımın sebepsizliğini ve boşluğunu düşünerek içim ezilmeden, "bugün de geçti işte...ve bütün günlerim hep böyle geçecek,sonra ne olacak sanki!" demeden uykuya daldım.
dünyada sizden,yani bütün erkeklerden niçin bu kadar nefret ettiğimi biliyor musunuz? sırf böyle en tabii haklarıymış gibi insandan birçok şeyler istedikleri için...beni yanlış anlamayın,bu taleplerin muhakkak söz haline gelmesi şart değil...erkekler,n öyle bir bakışları,öyle bir gülüşleri,ellerini kaldırışları,hülasa kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki...kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım.herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek,küstahça gururlarını anlamak için kâfidir.kendilerini daima bir avcı,bizi zavallı bir av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar.bizim vazifemiz sadece tabi olmak,itaat etmek,istenilen şeyleri vermek... biz isteyemeyiz,kendiliğimizden bir şey veremeyiz...ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.
bir insanın diğer bir insanı,hemen hemen hiçbir şey yapmadan,bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?ahbapça bir selam ve temiz bir gülüş...ve ben bu anda başka hiçbir şey istemiyordum.dünyanın en zengin adamıydım.