etrafını bu kadar iyi tanıyan,karşındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkan var mıydı?
insanlar arasındaki münasebetler, tanzim eden amiller ne kadar gülünç,ne kadar dıştan,ne kada boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi...
nedense hayatta bir müddet yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini,herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara,sanki bize gelebilecek belaları üstlerine çektikleri için,alaka ve merhamet göstermek isteriz.
dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,muhakkak ki,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.