Tuğba Yavuz Bulut

Tuğba Yavuz Bulut
@lightslibrary
instagram: @av.tugbayavuz
Puan vermedi·112 syf.·
2024 40. kitabı
Peter Handke
6.5/10 · 606 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2024 39. kitabı
William Faulkner, 1897’de doğmuş Amerikalı yazar, 1949’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış. Bilinç akışı, iç monolog, farklı yazım teknikleri ve diliyle çoğu yazara ilham olmuş; okurların da zihnini açmıştır. Ciddi anlamda zihin açan bir yazardır Faulkner. Döşeğimde Ölürken ve Ses ve Öfke eserlerini okurken epey zorlanmış ama aldığım edebi tat ve keyifi uzun süre unutamamıştım. Çılgın Palmiyeler yazardan okuduğum üçüncü kitap oldu. Aslında iki ayrı uzun hikayeden oluşan bu roman ilk yazıldığı dönemlerde ayrı kitaplar olarak basılmışlar. Ancak hem yazarın isteği ve yazış şekli -öyküleri sırasıyla geçişli kaleme almış- birlikte olmalarını doğru kılıyor hem de inceleyenler böyle yorumlamış. Çılgın Palmiyeler ve Irmak Baba hikayeleri arasında sırasıyla akıp gidiyoruz, sele kapılmışız okurken. Bir bakmışız su üstünde bir bakmışız yataktayız. Çılgın Palmiyeler bölümünde Harry ile Charlotte’un hikâyesini okuyoruz. Yasak aşkın gölgesinde koşuşturan bu çift hazin bir sona doğru tutkuyla ilerliyorlar. Aşka tapan Charlotte, eşini ve iki çocuğunu bırakıp Harry ile bir yolculuğa çıkıyor; bu kararları toplumdan gördükleri baskılar ve vicdanları ile üstlerine karabasan gibi çöküyor. Diğer bölüm olan Irmak Adam da ise adsız mahkum, uzun boylu mahkumun hikayesini okuyoruz. Bu mahkum 18 yaşında okuduğu kitaplardan etkilenerek tren soymaya kalkışan ve hapse düşen bir gencin özgürlük ile savaşını anlatıyor. Evet özgürlük için savaşını değil, özgürlük ile savaşını anlatıyor. Mississippi Nehri’nin taşması ile oraya görevlendirilen mahkumlardan biri oluyor ve hamile bir kadını kurtarması gerekirken izi kayboluyor öldü sayılıyor. Akla ilk gelen kaçıp gitmesi olsa da o kendisine verilen görevi yerine getirip geri teslim olmayı tercih ediyor. İki hikaye birbirine çok uzak görünse de satır
Çılgın PalmiyelerWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2022241 okunma
bazı kitaplar böyledir
Puan vermedi·477 syf.··
2024 36. kitabı
Oh, bitti. Takıntılı bir insan olduğum için sevemediğim bir kitabı daha okuyup bitirdim :) Siz öyle yapmayın. Türk-yabancı, İnstagram-Twitter(X) fark etmeksizin her yerde karşıma çıkan; inanılmaz bir pr çalışması ile önümüze düşen “İntermezzo” kitabı 33 yaşındaki İrlandalı yazar Sally Rooney’in son kitabı. Yurtdışında ve Türkiye’de aynı anda yayımlandı. “Normal İnsanlar” kitabı ve dizisi ile büyük sükse yapınca Rooney bu tarz seven okurların radarında bir isim. Bu tarz derken ne kastediyorum? Yaşadığımız çağın insanlarının portresini ve sıradan hayatlarını senaryovari şekilde yazan, dram ve cinsellikten çokça yararlanan, basit bir dille yazılmış, derdi varmış gibi bir şeyler anlatan ama bir yandan da ‘siz bizim dertlerimizi ne anlarsınız ki’ tavrıyla üstten konuşan, abartılı ve sığ bir tarz. Pardon, çok mu sert girdim? Derdim tabi popülerizmin kölesi olmayalım, illa klasik okuyalım değil. Modern yazarları takip etmek ve edebiyatın eskisiyle yenisiyle peşinden koşmak benim hayattan aldığım en büyük zevk. Sally Rooney ise gerçekten whatpad yazarlarının bir iki tık üstünde üslubuyla çok bir şey vadetmeyen bir yazar bana göre. Sırf layıkıyla yorum yapabilmek ve önyargılı olmamak adına da okudum, merak etmeyin, bunlar ‘ben iyi okurum’ demek için boş yere eleştirilerden ibaret değil ve kişisel görüşlerim. Kitap bir ölümle başlıyor, İvan ve Peter adlı iki kardeş babalarını kaybediyorlar. Birbirinden farklı bu iki kardeşin aile dramasını okuyacağımızı baştan kestiriyoruz. İvan 22 yaşında satranç dahisi ve öğrenci. Kendisinden yaşça büyük (36) Margeret ile tanışmasıyla aşkı ve aile huzurunu bulmaya çalışıyor. Peter ise 32 yaşında bir avukat, geçmişte yaşadığı travmatik ilişkisinin girdabında kendinden yaşça küçük (22) sevgilisi Naomi ve bu travmatik hatıralar içeren eski
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,418 okunma