Oluşunda hiçbir katkımızın olmadığı güzelliklerimizi yarıştırmak için organizasyonlar düzenliyoruz. Sonra güzel olanı ellerimiz patlayana kadar alkışlayıp bir de sanki onun bu duruma dahli varmış gibi tebrik ediyor, komik duruma düşüyoruz.
Asla olmayacağından emin olduğum şeyler için neden stres ve mutsuzluk denizinde yüzmeye kalkayım ki? Neden boğulacağımı bile bile dalgalara kafa tutayım? Mevcut hâlini kabullenmenin konforunu sonuna kadar yaşayıp sükûn bulmak varken neden kendim ile kavgalarıma yenilerini ekleyeyim?
Başkası hakkında konuşunca anlık ve sahte tatminler ile mutlu oluyor; ama sonra kendi gerçeğimiz ile yüzleşince mutsuzluğun adını altın harfler ile yastığımızın baş ucuna yazıyoruz.